Üsküp

 

ÜSKÜP

Roma İmparatoru Oktaviyan Augustus döneminde, M.Ö. yalaşık 13-11 yıl önce Skupi lejyon kampı olmuş. Saha sonra, Skupi daha büyük Roma şehirlerinden biri ve Selanik’ten Tuna’ya doğru giden en önemli yerleşik yerlerinden biri konumuna ulaşmış. Şehrin 40 hektar alanı,  3,2 metre kalın duvarı ve dikdörtgen şekli  vardı ve koloni statüsü kazandı. Şehir 518 yılında depremde yok edildi.

Eski Skupi yerinde maddi izler bulunmuştur ve diğer kazılar arasında 1936 yılında bulunan tiyatro bölümleri önemlidir. Şimdiki yerinde şehir 518 yılından sonra inşa edilmiştir.

Yeni Üsküp temelleri VI y.y. ikinci yarısında büyük ihtimal Çar Yustiniyan I (527-565) tarafınca atılmıştır. Ona  hürmeten yerleşim yeri o dönem Yustiniyana Prima adıyla anılmaktaydı. Onun hükümdarlığı döneminde , Vardar nehrinin sol kıyısında bulunan Kale’nin inşa edildiği tahmin ediliyor. Bu dönem sonrasında iki-üç asır sonra, Kumanların ve Slavların akını ardından, şehir gaspedilmeye maruz kalmış ve çok yavaş tempoda gelişiyormuş. IX y.y. sonra Üsküp önemli Vizans merkezi oluyor. X y.y. sonuna doğru, Samuil devleti döneminde Üsküp piskoposluk merkezi olarak anılmaktadır. XII y.y. Arap jeografı İdrizi tarafınca İskubia  adıyla zengin bir şehir olarak anılmaktadır.

 

Makedonya caddesine bakış

Merkezi şehir meydanı ve At üzerinde Savaşçı heykeline doğru

Eski Tren İstasyonu Binası, Üsküp şehrinde 1963  yılında yaşanan depremde yıkıldı, duvar saati durdu ve saa 5 ve  17 dakka depremin yaşandığı zamanı gösteriyor.

Buarada Üsküp Şehir Müzesi yerleştirilmiştir.

 

Üsküp – dayanışma şehri

26 Temmuz 1963 yılında yaşanan feci depremle Üsküp’ün savaş sonrası hızlıgelişim temposu durdu. 9 derece güçlü depremde 1.000 kişiden çok hayadını kaybeden ve yaklaşık 3.0000 kişi yaralandı. Şehrin toplam konutlarından E yapı hasar gördü, çok sayıda  kamu binası, kültür yapıları, sanayi istasyonları yıkıldı veya hasar gördü. Deprem sonrasında 1963 yılında Üsküp, dayanışma şehri olarak, daha  çağdaş bir yer olarak inşa ediliyor ve burada Doğu ve Batının imar birleşmesi  gerçekleşmiştir.

Şehir Çar Duşan hükümdarlığı döneminde daha büyük gelişim kaydetmektedir. O dönemde Üsküp, idari ve kültür merkezi olarak,  Dubrivnik tücarları sayesinde gelişen canlı ticaret gerçekleşiyormuş.  O dönemde Üsküp’te Duşan  Kanunu yayımlanmıştır.

Osmanlı  Hakimiyeti döneminde Üsküp gelişmeye devam etmiştir. Küçük Asya’dan Türkler buraya yerleşmiş. Şehirde çok sayıda cami, hamam, hanlar inşa edilmiş. Eski Üsküp çarşısında Kurşumlu Han inşa edilmiştir. Daut Paşa hamamı , hamamdır.

 

 

 

Şehir Parkı – yoğun şehir yaşam ortasında sakin ve hoş bir yer

Rumeli büyük veziri tarafında kaldırılmış. Vardar nehrinde Taş köprüsü XV y.y. ilk yarısında inşa edilmiştir. Köprü şehrin eski ve yeni bölümünü bağlamaktadır.  Sukemeri  Üskğp’te XVy.y.  sonuna doğru inşa edilmiştir. Üsküp-Kaçanik eski yolunun sağ tarafında bulunuyor. XIX y.y. başlangıcında belli tadilat ve şehre daha iyi su tedariği sağlanmıştır. St. Spas Kilisesi XVII y.y. sonuna doğru inşa edilmiştir.

Şehir XVII  y.y. sanayi, kültür ve bölgesel gelişim kaydetmiştir ve zanatçılık, ticaret ve deri işletmesinde belirgin gelişim gözlenmiştir. Oysa veba sebebiyle ve Austurya  generali Pikolomini’nin emriyle 1689 yılında Üsküp yakıldı ve tamamıyla yok edildi. Uzun dönem şehir yenilenemez ve eski düzeyine dönememiştir.

XIX y.y. tekrar gelişmeye başlamıştr, özellikle 1873 yılında Varadr demir yolu hattının inşaatından sonra ve 1888  yılında Morava ile Vardar demir yolu hattının birleşmesiyle hizli gelişmeye başlamıştır. Şehir sürekli nüfus akımına uğramıştır. 1836 yılında nüfusu 10.000 kişi olan şehir, 1858 yılında 20.000 kişiye ulaşmış,

 

Şehir Ticari Merkezi

121.000 m2 alanı olan ticari merkezi Balkanlarda en büyük Ticari Merkezidir

 

Üsküp – geniş gravitasyon bölgesi

Üsküp Makedonya Cumhuriyeti’nin merkezi yerleşim yeridir, elverişli coğrafi-trafik konumu nedeniyle ve geniş etki kapsamı ile fonskiyonel rölü ve durumuyla, ülkenin diğer şehir yerleşim yerlerini geçmektedir. Şehrin ikincil, üçüncü ve dördüncü meşgalelerin  geniş gelişmiş sektörleri vardır. Ülkenin, devlet idari-yönetim, ekonomi, trafik, kültür-eğitim ve sağlık merkezi ni oluşturuyor.

 

 

 

Üsküp’ü kurtaranların anıtı

(1941-1944), Makedonya  Cumhuriyeti Hükümet binası  önünde yerleştirilmiştir

XIX y.y. sonunda şehrin nüfusu 32.000 kişiye ulaşmış ve Balkan savaşı öncesinde 47.000 kişilik nüfusu vardı.

Bütün bölge Selaniğe doğru gittiği  dönemde, 1912 yılında Yunanistan’a  doğru yerleştirilen yeni sınırlarla, gravitasyon Üsküp’e doğru dönmüş ve sanayi ve bölgesel açıdan gelişim kaydetmiştir. Birinci Dünya Savaşından sonra dahası 1931 yılında Üsküp’ün nüfusu 65.870 kişiydi. İkinci Dünya Savaşı  sonrasında Üsküp  ülkenin en büyük ve en çağdaş şehir yerleşim yerine-kentsel, polis ve sanayi merkezine dönüşüyor.

1948 yılından sonra Üsküp’ün nüfusu süregenli artıyor. Özellikle 1953 yılından sonra, şehrin fonksiyonel gelişime koşut olarak nüfusu da  hızlı büyüme kaydetmiştir. Doğal ahali artışından madda şehir nüfusu mekanik yoldan da artmıştır: 1948 yılı – 88.209 kişi, 1953 yılı-119.134 kişi, 1961 yılı-165.529 kişi, 1971 yılı-312.980 kişi, 1981 yılı-408.143 kişi, 1994 yılı-444.299 kişi, 2002 yılı – 467.257 kişi.

En büyük ahali aglomerasyonu olarak Üsküp Makedonya Cumhuriyeti sınırlarını aşan geniş gravitasyon alanı var.Ahali artışıyla beraber Üsküp toprak açısından da büyüyor. Günümüzde şehir etrafında çok sayıda banliyö  inşa edilmiştir.

 

 

 

Uluslararası Büyük iskender Havaalanı

Havaalanı 2011 yılında onarıldı, o dönemde 40.100 m2 alanda, uçaklara doğru altı uçak köprüsü ve 23 giriş işlem yerinin bulunduğu,  yeni terminal bina hizmete açıldı.  Yeni binanın zemin katında Büyük İskender anıtı, birkaç hava yolu şirketi ve oto kiralama şirket gişesi yanı sıra lokanta da bulunuyor. Bu tesise ulaşım yolları ve 1.300  kişilik park yeri inşa edilmiştir, mevcut pist güneyde 500 metre genişletilmiştir. Çağdaşlaştırılan havaalanın kapasitesi yılda 4,3 milyon yolcudur. Üsküp ve Ohri Uluslararası havaalanlarını Türkiye’nin TAV Şirketi işletiyor.

 

Kale - Justiniyan I.’nin  Kalesi

Üsküp kalesi olarak bilinen Kale alanının Neolit ve erken Bronz döneminde yerleşim yeri olduğuna dair veriler mevcut ve buna çok sayıda bulunan arkeolojik kazılar da tanıklık yapmaktadır. Kalenin Çar Justinian I. (535) döneminden kaynaklandığı bilinmektedir. Stratejik konum ve rölü nedeniyle kale tarih boyunca saldırıya maruz kalıyormuş ve farklı istilacılar tarafınca kullanılmıştır. Samuil Çarlığının (1018) düşüşü ardından, şehir Petar Delyan (1014-1041) tarafınca ele geçirilmiştir. Ardından da Kumanlar, Skitiler, Peçenekler ve diğer kavimlerin saldırısına uğramıştır. Günümüzde Üsküp kalesi şehrin en gösterişli yapılarından biridir ve çok sayıda farklı kültür ve türistik motifler içermektedir.

Üsküp Kalesi , arkeolojik araştırma için en provokatif ve en bileşik yeri oluşturuyor. Kale bulguları, Antik ve orta çağdan Türk dönemine kadar  ve XXy.y. fırtınalı dönemleri dahil, tarih öncesine dayanmaktadır.

 

Taş Köprüsü - XV y.y.’dan Üsküp  sembolü

Vardar nehrinde Taş Köprüsü XV asrın ilk yarısında inşa edilmiştir. Köprü şehrin sağ ve sol taraflarını bağlıyor. Etraf yaya patikaları 1905 yılında inşa edilmiştir, XX asrın son on yılında köprü tamamıyla onarılmıştır. Nehrin ve köprünün sol tarafında 1944 yılında faşist işgalciler tarafınca  kurşuna dizilen Üsküp sakinleri anısına anıt-levha bulunmaktadır.

Petar Karpoş, baş eğmeyen isyancı,Osmanlı İmparatorluğuna karşı 1689 yılında, Karpoş ayaklanması olarak bilinen,  halk ayaklanmasının öncüsü, bu ayaklanmada Eğri palanka, Kratova ve Kumanova kurtarılmıştır. Kumanova Kralı ilan edilmiştir. Osmanlılar tarafınca 1689 yılında Üsküp’te  Taş Köprüsünde direğe saplatılmış.  Karpoş anıtı Vardar nehrinin sol kıyısında Taş Köprüsünün doğu tarafında yerleştirilmiştir.

Taş Köprüsünün orjinal şekli, 13 kemeri, toplam uzunluğu 215 metre ve altı metre genişliği vardı. Taş Köprüsünün orjinel görünümünü kazanması amacıyla 1992 yılından bu yana yeni müdahale yapılmaya başladı ve bu şekilde köprü orjinel genişliğine kavuşmuştur.

 

 

 

Makedonya Kapısı

Büyük tarihi galibiyet sembolü – bağımsız ve egemen Makedonya Cumhuriyeti’nin kuruluşu

2011 yılında inşa edildi ve 2012 yılında hizmete verildi. Yapının 20 ‘den 10 metreye  boyutu var ve 21 metre yüksektir. Ön cephesini  toplam 193 m2 alanda,  derin oyma işi 32 rölyef süslemektedir.

Rölyeflerde, kemikler körfezinde kazık semtten tarih öncesi sahneler, antik çağdan Filip II ve Aleksander III Makedonyalı, Roma Döneminden Justiniyan I dönemi, orta çağdan Çar samuil, Krale Marko ve Karpoş, XX asırda İlinden, ASNOM, Ege Makedonya Göçü ve 8 Eylül 1991 yılı – bağımsız Makedonya Cumhuriyeti’nin ilan edilmesi sahnelenmiştir.

Yapıda St. Yovan Bigorski manastırının rölyefi de bulunuyor, Ohri evi, Daut Paşa hamamı, Struga Şiir Köprüsü de yer almaktadır. İç bölümünde hediyelik eşya dükani ve iki düzeyli galeri alanı var, en üst katta ise gözlemek için platform mevcuttur.

Bu alanlarda tarihten, Kültür ve gelenekten  rölyefler

Ön cephenin üst bölümünde, dört kenarda bronz  dökümlü insan figürlerinden ibaret heykeller yerleştirilmiştir.

 

 

 

Vardar nehrinin sağ ve sol tarafının şehir bütünlüğünün esas bağlantısı

Üsküp’te Makedonya meydanı daha kapsamlı bir şekilde iki dünya savaşı arası dönemde şekillendirildi dahası 1920 yılından 1940 yılına kadar oluşturuldu. Vardar nehrinin sağ ve sol taraflarının şehir bütünü olarak esas bağ olarak taş Köprü konseptinde yerleştirilmiştir. Etrafında çok mühim yapılar bulunuyormuş: Merkez bankası, Postahane, Subaylar Evi, Nama Ticari Merkezi, Makedonya Oteli, Ristiç sarayı. Oysa İkinci Dünya Savaşından sonra, özellikle de 1963 yılında yaşanan deprem sonrasında, yapıların bir bölümü yıkılmış, öyleki günümüz Üsküp meydanının farklı düzenlemesi var ve hala etrafında önemli idari-yönetim, kültür, ticari, banka, lokanta-türistik ve diğer yapılar bulunmaktadır. Yakınlığında Pela meydanı ve meydana gerçek giriş kapısı olarak Makedonya Kapısı  bulunuyor.

 

Makedonyali  III.  Aleksander Anıtı

Makedonya meydanında merkezi konumda yerleştirilen anıt 8 Eylül 2011 yılında, Makedonya Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının ilan edilmesinin 20. Yıl dönemi münasebetiyle törenli bir şekilde tanıtıldı.

Anıt birçok unsurdan ibaret kompozisyondur. Büyük İskender’in bronz anıtı 14,5 metre yüksek ve 30 ton ağırdır. On metre yüksek direk ortasında Büyük İskender olarak tanınan Aleksandar III Makedon savaşçısı, güneşe doğru bakışıyla yerleştirilmiştir. O rahlede monte edilen panoda üç savaşın tanıtıldığı,  üç yüzük bulunuyor. Aralarında dekorasyonlu ve süslü rölyefli bronzdan üç yüzük var.  Direk etrafında şadırvan bulunuyor,üç metre yüksekliğinde bronzdan sekiz asker ve dördü şadırvana dönük, sekiz aslan  var. Anıt Valentina Karanfilova-Stefanova’nın eseridir.

 

 

Rahibe Teresa Anıt – Evi

Doğum evi yerinin yakınlığında inşa edilmiştir

Rahibe Teresa Anıt-Evi ve anıtı (1910-1997) Makedonya caddesinde, Üsküp şehrinin merkezinde bulunuyor. Büyük humanist , Üsküp doğumlu, 1979 yılı Nobel Barış ödülünğ kazanan Agnesa Gonca Boyaciu-Rahibe Teresa’ya adanmıştır. Günümüzde Rahibe Teresa yolunda dünya genelinde 100’ün üzerinde ülkede  3.000  kızkardeş ve yaklaşık 500 kardeş yürümektedir.

Rahibe Teresa doğum yeri Üsküp’ün onursal vatandaşı ilan edilmiştir. Dünyada aç ve kimsesiz kişilere yardım etme misyonuna çıktıktan sonra Üsküp’ü dört kez ziyaret etmiştir: 1970, 1978, 1980 ve 1986 yıllarında.

Eski  Üsküp çarşısı XII asırdan kaynaklanıyor ve XV asırdan XIX asra kadar en etkin bir şekilde gelişmiştir, bileşik sanayi-ticari, mimari ve kültürel-geleneksel bir bütün oluşturuyor. Oriental tarzda, birçok dar ve geniş sokaklı ve kaldırım döşemeli yollarla inşa edilmiştir.  Sokaklar etrafında birbirine bitişik şekilde, farklı zanaat ve ticari dükanları sıralanmıştır. Burada farklı geleneksel zanatlara rastlanılmaktadır, demirciler,  kuyumcular, çömlekçiler, ayakabcılar, terziler, saatçılar, kazancılar, kalaycılar, samarcılar ve farklı üretim-hizmet meşgalelerine de rastlanmaktadır.  Sadece burada bulunabilen, çağdaş sanayi mal ve ürünler bulunduran farklı etkin dükanlar mevcuttur. Eski Türk çarşısının bitişinde şehrin en büyük yeşil pazarı bulunuyor. Çarşı çeşitli geleneksel yemeklerin ikram edildiği en cazip lokantaların bulunduğu merkezdir.

 

 

Davut Paşa Hamamı (XV y.y.)

İslam mimarisinin etkileyici anıtı ve sanat galerisi

Davut Paşa hamamı, Rumelinin büyük veziri tarafınca XV y.y. inşa edilen hamamdır. Ünlü Debre Duvarcı Mektebi ustaları tarafınca inşa edildiği tahmin ediliyor. Üsküp merkezinde, taş Köprünün yüz metre yakınlığında inşa edilmiştir, hamam 1948 yılında detaylı onarılmıştır. En belirgin bölümünü, eşitsiz sıralanan 13 kubbeli çatısı oluşturuyor. İçinde farklı büyüklükte, torozlu geçitlerle bağlantılı ve  oryental süslemelerle bezeli, 15 alan mevcuttur.   Çifte hamam ve Küçük İstasyon yanında günümüzde Makedonya Milli Galerisinin bir bölümünü oluşturuyor. Davut Paşa hamamı XV ve XVI y.y. ait koleksiyona sahiptir, XVIII ve XIX y.y. ait zengin resim kolaksiyonu ve makedonya çağdaş resim sanatından da eserler içermektedir.

 

Kurşunlu Han (XVI y.y.)

 

Eski Kervan sarayların en büyüğü – Üsküp’ün bilinen tarihi mirassı

Görkemli Kurşunlu hanın XVI y.y. ortalarında inşa edildiği tahmin edilmektedir. İki bölümden oluşuyor – biri tüccar ve malların yerleşimine aitmiş, diğer bölümü ise ahır, yardımcı odalar ve hizmetçilerin konakladığı odalardan ibaretmiş.  Uzun dönem tüccar ve kervanların toplanma yeri hizmeti veriyordu ve şehrin ticari açıdan gelişimi konusunda büyük röl oynamıştır. XIX y.y.’ın sonlarına kadar konaklama hizmeti vermiştir ve sonrasında hapishaneye dönüştürülmüştür.  Kurşundan yapılan çatısından dolayı XIX y.y.’da adını aldığı bilinmektedir. Kurşunlu hanın iç bölümü mükemmeldir.  Tuhaf bir sakinlik hakimdir, inşaat şekli nedeniyle de yankılar uyandırmaktadır. İkşnci katın yarıyuvarlak duvarları ve hanın ortasında ki şadırvan çok etkileyicidir. Günümüzde hanın içinde, zemin kat hücrelerinde, Arkeoloji müzesinin lapidariumu bulunuyor. Her hücrede , M.Ö. I. Y.y.’dan geç antik çağına kadar (IV asır), Makedonya Roma ilçesi olduğu dönemlerden, aynı alan ve aynı döneme ait anıtlar bulunuyor.  Koleksiyonda 130’un üzerinde anıtlar yer alıyor.

 

Sulu Han ( XV y.y.)

Şehir konağı

Günümüzde galeri ve müzedir

Sulu han İsa bey tarafınca XV y.y. inşa edilen yapıdır. XVI y.y. boyunca ilave inşaatlar yapılmış ve üst katları ticari dükanlarmış. Deprem döneminde ciddi boyutta yıkılmış, oysa orjinel haliyle onarılmıştır.  Günümüzde Çağdaş Sanat galerisinin merkezi ve Resim sanat  Fakültesinin bulunduğu yerdir, 1983 yılından bu yana orada Eski Üsküp Çarşısı Müzesi de bulunuyor.

 

Mustafa Paşa Camisi (1492)

Üsküp’ün Osmanlı döneminden kalma en güzel ve en zengin yapılarından biri

Mustafa Paşa camisini, Üsküp’te Osmanlı vezir-i  azamı Mustafa Paşa 1492 yılında inşa etmiştir. Üskğp kalesi girişinin karşısında bulunuyor. Cami aslında farklı süslerle bezeli  mermer bloklardan inşa edilen kare mimari platformu oluşturuyor. Minaresi traverten bloklardan inşa edilmiştir. Camide Mustafa Paşa’nın kızı  Ummi hatunun zengin dekore edilen  kabri yanısıra şadırvan, eski imaret kalıntıları, medrese vb.  bulunuyor.  Günümüzde önemli  kültür anıtı teşkil ediyor ve Makedonya Cumhuriyeti’nde yaşayan islam dini mensuplarının önemli ibadet yeridir

 

Saat Kulesi (XVI y.y.)

Osmanlı İmparatorluğunun ilk Saat Kulesi

Eski  Üsküp Çarşısında yer alan saat Kulesi XVI y.y. ortalarına aittir dahası 1566 yılından 1572 yılına kadar dönemden kaynaklanıyor. Sultan Murat camisinin bir bölümü olarak Osmanlı İmparatorluğunun ilk Saat kulesi sayılmaktadır. Saat kulesi 40 metre yüksektir ve kubbeyle sona eren birkaç bölümden oluşuyor. Saat Üskğp’te 1963 yılında yaşanan deprem sırasında kaybolmuştur ve o dönemde Kule ciddi hasar görmüştür. Görkemli yapısıyla günümüzde oldukça ilgi çekmektedir.

 

St. Spas Kilisesi (XVII y.y.)

Klisede yer alan ikonostasis Miyak oymacılık eserlerinin en güzelleri arasında yer alıyor

St. Spas ( Kurtarıcı) Kilisesi  XVII y.y. sonlarına doğru inşa edilmiştir ve en önemli Üsküp kültür eserlerinden birini oluşturuyor. Kalenin sağ tarafında bulunuyor. İlk bakışta küçük ve gösterişsizdir oysa büyük önem taşımaktadır. Özellikle beş yıl işlenen ve 1824 yılında tamamlanan ikonostasis önemlidir. Gari köyünden Petre ve Marko Filipovski kardeşler  ve Galiçnik’ten Makarie Fırçkoski tarafınca işlenmiştir.  Boyutları açısından bir nevi mütevazi yapıolmasına rağmen, ikonostasın işlenme ustalığı, yüksek sanat kalitesi ve içerik zenginliği açısından etkileyicidir ve bu açıdan oymacılık sanatının zirvesine ulaşmış çalışma olarak kabul görmektedir. Yasa ile korunan kültür anıtı olarak, kilisede dini ayinler ve dini adetler sadece Spasovden (kurtarıcı gün)  dini gününde yapılmaktadır.

Kilise giriş kapısının detayı

Taş Lahit, makedon devrimcisi Gotse Delçev’in naaşından kalıntılar içeren lahit kilisenin avlusunda bulunuyor.

İkonostasisi 10 metre uzundur ve kilisenin üç gemisine uyumludur.  İncil sahneleri  süslü unsurlarla- yaprak, çiçek, hayvan  ve geometri şekilleriyle tamamlanmıştır. Hakim olan Barok tarzından madda orta çağ ağaç oymacılıının sanat tarzları, gotik ve rönesans ile naturalizm motifleri yanısıra rokoko tarzı kompozisyonlar ile çok sayıda Doğu sanatından unsurlara rastlanmaktadır. Bu tür tazrların birleşmesiyle Miyaklar biricik tarz oluşturmuşlar ve ağaç oymacılık sanatının zirvesine ulaşmışlardır.

 

Makedonya Müzesi

Arkeolojik, etnolojik, tarihi ve sanat bölümünden oluşan bileşik kurum

Üsküp Kalesi altında, Eski Çarşıda bulunuyor. Makedonya’da ilk Arkeolojik Müze 1924 yılında kurulmuştur, 1945 yılında ise Makedonya Halk Müzesi oluşturuldu. Halk müzesinde mevcut ayrı bölümler 1949 ylında Arkeoloji Müzesi ve Etnoloji Müzesine dönüştü. Tarihi bölümün başlangıcı 1952 yılına dayanıyor. Günümüz müze külliyesi 1976 yılında inşa edilmiştir. 10.000 metre karelik alanda, tarih öncesinden günümüze kadar Makedonya kültür-tarihi mirasından koleksiyonu  bir yerde sistematize edilmiş şekilde görebiliriz.

Etnoloji- bölüm X ve XX y.y.’a ait  yaklaşık 18.000 etnolojik eşya içeriyor: halk kıyafeti, zinnet ve zanaatlar, mimari, oyma ve seramik, halk müzik enstrümanları ve çok sayıda ahşap ve metal mutfak eşyası içeriyor.

Tarih – Slav-Bizans döneminden, Makedonya’da osmanlı-Türk hükümdarlığı, kültür canlanma, milli-devrimci hareketi, Halk Kurtuluş Savaşına kadar İki Dünya Savaşı arası dönem ve Makedonya’nın savaş sonrası inşaatını içeren  zengin koleksiyon.

Arkeoloji – daimi sergi ülke genelinde yapılan kazılardan malzemeler içeriyor: Paleloit, Eneolit, Bronz ve  Demir dönem, Roma ve Antik çağdan, Slav- Bizans dönemine kadar.

 

Üsküp Şehir Müzesi

Neolit döneminden günümüze kadar

Üsküp  tanıklığı

Müze, 1963depreminde yıkılan ve adapte edilen Eski tren istasyonunda yerleştirilmiştir. Binanın korunan bölümünde, 4.500 metre karelik alanda, 2.000 metre kare sergi alanını teşkil ediyor. Müze Üsküp bölgesinden yaklaşık 22.000 nesnelik fona sahiptir, onlar arkeoloji, etnoloji, tarih ve sanat bölümlerine ayırt edilmişlerdir. Müzenin daima sergisini “Geçmişe gezi” olmakla Üsküp ve yöresine ait tarih öncesini ve XX y.y. başlangıç dönemini kapsıyor.

Litografik anıtlar koleksiyonu , müze önünde, günümüz şehir merkezinin beş kilometrelik mesafesinde, Zayçev Rid yerinde bulunan, Antik şehir Skupi’e ait otuza yakın taş anıtlar yerleştirilmiştir. Şehir müzesi Skupi’den yaklaşık 23.000 nesne içeriyor. Bu taş anıtlar vasıtasıyla I ve III y.y. Roma döneminde maddi ve manevi kültüre kronolojik kesit yapılabilir.  Müzenin hemen girişi önünde yer alan dört kabir tabutu, şehrin en kentsel bölümlerinden biri  Karpoş 3 semtinde bulundu.

 

Makedon Savaşı Müzesi

Devlet ve bağımsızlık için Makedon savaşının Müzesi, VMRO Müzesi ve Komusist rejimi kurbanları Müzesi

 Vardar nehrinin sol kısıyısında, Taş Köprüsü etrafında bulunmaktadır. 2008 yılından 2011 yılına kadar inşa edildi ve 8 Eylül 2011 yılında resmi açılışı yapıldı. 13 bölümden oluşuyor, burada makedon halkının haydutluk döneminden sosyalizim dönemine kadar tarihi kronolojik sergilenmiştir. Müzenin girişinde Makedonya bağımsızlığına ait deklarasyonun orjineli  bulunuyor.  Müzede Makedon tarihinden önemli şahsiyetlerin 109 balmumu figürleri bulunuyor, çok sayıda orjinel silah ve mobilya ile büyük sahneler, belgeler yer alıyor.

 

VMRO Kurucuları

Ortak sahnede Örgütün kurucularından oluşan balmumu figürler

Bağımsızlık deklarasyonu

Makedonya bağımsızlık  gününde 2011 yılında Müze yolunda

Müze önünde Tsreşovo Topçe (Kiraz ağacından top)

İlinden ayaklanamsı silahlarının baş sembolü. Ayaklanmada taktik fonksiyonu vardı, Türk askerleri arasında şaşırma ve yön değiştirmeye yol açmıştır

Yahudi Soykırımı Müzesi

Makedonya Yahudilerinin soykırımı

Anıt Merkezi

 

Eski Yahudi Mahalesinin bulunduğu yerde, Taş Köprüsü yakınlığında, Kudüs, Vaşington ve Berlin’de olmak üzere, dünyada mevcut  dört müzeden biri olarak,  Yahudi Soykırımı Müzesi  yeni  inşa edilen yapıdır. İkinci Dünya Savaşında Polonya’da bulunan Treblinka ölüm kampına sevkedilen Makedon Yahudilerine (7.148 kişi) adalıdır. Müzede Makedonya’da ve daha geniş Balkanlarda yaşayan Yahudilerin hayatıyla ilgili sergi bulunuyor.

Makedon Yahudilerinden üç ceset külünüiçeren kap-Makedonya’ya 1961 yılında getirildi ve Manastır, Üsküp ve İştip’te sergilendi ve 10 ile 11 Mart 1943 yılında Makedonya’da hemen de bütün Yahudiler toplanmış ve Mart ayının sonuna doğru Üsküp Monopol’undan Polonya’ya sevkedilmişlerdir.

Ölüm vagonu – Yahudilerin Üsküp’ten Treblinka’ya sevkedilmesi döneminden orjinel  örnek

 

Çağdaş Sanat Müzesi

Çağdaş sanat ve kültürün kelfi, korunması ve genişletilmesi

Çağdaş Sanat Müzesi Üsküp Kalesinde bulunuyor. 1970 yılında Polonya hükümetinin bağışıyla 1963 yılı depreminden sonra inşa edildi. Üç birbirine bağlı kanatta 5.000 m2 alanda  yer alıyor.

Müzede daimi sergi alanı, arada bir düzenlenen sergi salonu, konferans salonu, film ve video proeksiyon salonu, kütüphane ve arşiv, koruma atölyesi, depo, idare bölümü ve diğer yardımcı hizmetler yer alıyor. Çok değerli Uluslararası koleksiyona sahip ve Makedonya Çağdaş sanatina belirgin bakış  sunuyor.

 

Vodno

Üsküp’e muhteşem bakış ve Orta Vodno’dan  Milenyum Haçına kadar teleferikle eşsiz bir yaşantı

Vodno dağı Üsküp üzerine yükselen ve deniz seviyesi 1.061 metre yüksekliğinde bir dağdır. Orada Milenyum Haçı, St. Pantaleymon külliyesi bulunuyor, Vodno dağında park-orman, dağcılar evi, bir çok lokanta, düzenlenmiş sağcı patikası, oto park yerleri,geniş panoramik bakışları yer alıyor.  Vodno dağından genelde bütün Üsküp vadisi ve Üsküp şehri görünebiliyor. Dolayısıyla Vodno dağı Üsküp etrafında en çok ziyaret edilen yerdir.

Haziran 2011 yılında Orta Vodno’dan Milenyum Haçına kadar giden teleferik hizmete verildi. Teleferik 1.750 metre uzun ve deniz seviyesi 570 metreden 1.068 metre yüksekliğe kadar çıkmaktadır. Teleferiğin 640 kilogram ağırlık taşıma ve sekiz kişi kapasitesine sahip 28 kabini yanı sıra dört kişilik iki kabini de var. Gondollar dış taraftan bisiklet tutturaçlarla donatılmıştır.

 

 

 

Milenyum Haçı

66 metre yükseklikte, Makedonya’da en yüksek objedir

Milenyum Haçı 2000 yılında, Vodno Dağının Kırstovar tepesinde (deniz seviyesi  1.061 yüksekliğinde) , Üsküp yakınlığında, ikinci bin yıldan üçüncü bin yıla geçiş sebebiyle  inşa edildi.

 

St. Panteleymon Manastırı, Yukari Nerezi (XII y.y.)

Fresk resim sanatında rönesanın başlangıcı, İtalya’da rönesansın başlangıcından 140 yıl önce

Vodno barında St. Pantaleymon manastırından bütün Üsküp ve Üsküp yöresi, kuş perspektivinden, ekrana bakar gibi görünmektedir. Bu Manastır Makedonya’da en önemli fresk sanat değerine sahiptir ve Avrupa kilise resamcılığının en değerli eserlerinden biridir. Bu Manstırda fresk sanatında rönesans dönemi başlıyor, İtalya’da Coto rçnesansının başlangıcından yaklaşık bir buçuk asır önce başlamıştır.

Manastır, Bizans  Komnenus hanedanı döneminde 1164yılında inşa edildi. Giriş kapısı üzerinde bulunan anı levhasında böyle yazılmaktadır.Dönemin en iyi ustaları ve odun oymacıları şaheserlerini yaratmışlardır. Yazılı haç şeklinde, dikdörtgen alanda ve beş kubbeli  olarak, taş ve tuğladan inşa edilmiştir.

Manastır yangın, deprem, yıkılma ve hırsızlıklara maruz kalmış, oysa XII asrın zengin kiliise ve kültür hayata ve Üsküp kilise metropolit merkez yaşamına tanıklık yapmaya devam ediyor. Bu manastır önemli Dünya kültür ve sanat ansiklopedi yayımlarında kapsanmıştır.

XII asır freskler kutsal savaşçı ve münzevileri (ilk bölge), büyük dini bayramları (ikinci bölge), en önemli freskleri ise Hz. İsa için matem ve haçtan indirilmesi sahneleri oluşturuyor. Hz. Meyrem’in göğe kabulu, Tanrı ile karşılaşa, Hz. Meyrem ananın Hz. İsa ve kutsal Panteleymon’la beraber kompozisyonları en önemli fresklerden sayılmaktadır.

Hazreti Meyrem ananın simasında ilk sefer ağlama ve matem duyguları ifade edilmiştir. O gözyaşları içerisinde Hz. İsa’nın ölü cesedini  kucaklıyor, okşuyor ve yas tutuyor. Aslında bu unsur Rönesans akımından realizme geçişin ön duyurusunu oluşturuyor.

 

Matka

Üsküp üzerinde doğal güzelik ve iyi yaşantı sunan yapılar toplamı

Matka, kelebekler vadisi, Üsküp’ün yakınlığında çok karakteristik bir yerdir. Üsküp’ün kuzey batısında, uzun Şişevo boğazındanTreska nehrinin çıkışında bulunuyor. Matka derin kesik kanyondur ve orada balkan yarımadasında ilk suni akumulasyon 1938 yılında inşa edildi. Birçok  mağarası, dağcılar antreman merkezi, Treska vahşi su kayak akıntısı, birçok manastır tessisleri, dağcılar evi, lokantalar, zengin bitkisel ve hayvansal dünya iöeren canlı ve güzel doğası vardır. Akumulasyonun alanı 0,25 km2’dir. 5,9 km uzun ve 2,6 milyon m3 kullanım kapsama sahip. Üsküp’te elektrik enerjisinin üretimine adalıdır.

 

 

 

St. Andrey Manastırı, Matka (1389)

Makedonya’da nadir  korunan serbest haç şekli

Manastır Treska kanyonunda inşa edilmiştir. Volkaşın Kralının ikinci oğlu Andreya 1389 yılında inşa etmiştir. Uzatılmış üç köşeli şekli ve orta kubbesi vardır. Manastırın freskleri oymacılar mitropolit Yovan  ve keşiş Grigoriy’e aittir, onlar freskleri Zırze’de bulunan St. Tecelli manastırında işlenmişlerdir.

St. Andrey manastırında ki freskler Makedon orta çağ resim sanatında yeniliktir ve o dönem keşişlikte ısıhazmin belirmesiyle yeni tarzın mührünü oluşturuyor. Üç bölgede kutsal savaşçılar Görgi, Dimitriy,Teodor Tiron ve Teodor Stratilat tam boyuyla fresklerde temsil edilmişlerdir, ayrıca Hazreti isa’nın hayatından sahneleri içeren freskler de bulunuyor. Yazılar Yunan ve kilise Slav alfabesiyle yazılıdır.

 

Tumba Macarı Neolit köyü

Arkeolojik yer ve açık müze

Yer şimdiki Çento semtinde bulunuyor ve neolit dönemi-genç  taş devrinden Üsküp vadisinde en önemli yerleşim yerini oluşturuyor. Hayat burada M.Ö. 6000 ve 4300 yılları arasında süregenli yaşanmış ve ekonomi refah ve orta neolit kültür gelişim (M.Ö. 5800-5200 yılı)kaydedilmiştir. Çok sayıda seramik eşya bulunmuştur ve Makedonya müzesinde sergilenmiştir.

2008 yılından 2010 yılına kadar neolit mimarisi ruhunda birkaç ev inşa edilmiştir ve orada neolit devrinden insan yaşamını tasfir etme amacıyla, farklı enventer sergilenmiştir . Evler odundan, kamıştan, hasırdan, kil ile neolit geleneğine göre inşa edilmiştir. Arkeolojik kazıda bulunan obje sıralaması, iyi düşünülmiş organizasyonun göstergesidir ve tapınağın önemi ve rölüne de yakından bağlıdır.

 

Büyük ana- Üreme tanrıçası

Tumba macari’de ilk kez Büyük Ana terakot u keşfedildi, diğer Balkan alanlarından neolit kültürleri arasında şimdilik bilinmeyen şekilde tanıtılmıştır. 39 santimetre yüksek etkileyici boyutu, aile ocağı üzerinde klasik sakin pozu, bu terakotu özel  kılıyor. Figürün alt kısmı, onun tarafınca korunan evi simgeliyor. Makedon neoliti Anaya karşı kült ile karakterize ediliyor. Bu tür figürler Makedonya’da hemen de bütün neolit kazılarında bulunmuştur, oysa en güzeli Tumba Macari’de bulunan Büyük Ana sayılıyor.

 

Skupi

Roma ve Geç Antik Çağı Şehri

Skupi , Üsküp’ün  kuzey batısında beş kilometre uzaklığında, Zlokukani köyü yakınlığında  bulunan arkeolojik yerdir. Arkeolojik kazı çalışmalarını 1966 yılından bu yana Üsküp Şehir Müzesi yapmaktadır.  Şimdiye kadar duvarları, tiyatrosu, sivil bazilika, şehir villası, şehir hamamı, kardo caddesi, Hristiyan bazilikası yanı sıra doğu ve batı mezarlıkları incelenmiştir.

Bu Roma şehir büyük ihtimal M.Ö. XVIII asırdan XI asıra kadar şekillenmiştir. Skupi tanıtıcı imaj kazanmıştır ve görkemli tiyatrosu merkezi yeri kapsıyor. IV asırda inşaat işlerinin arttığı gözlenmektedir ve bu dönemde en görkemli inşaat yapısı-bazilika inşa edilmiştir, IV asrın sonlarına doğru  ve V asrın başlangıcında ise daha bir erken Hristiyan Kilisesi inşa edilmiştir.

Skupi 518 yılında faci depremde yıkıma uğramış ve ardından kentsel yaşam burada sönmüştür, buna rağmen X ve XI asra dek küçük Slav kırsal yerleşim yeri olarak yaşamın devam ettiğine dair ipucları da mevcuttur.

 

Sukemeri (Akvadukt)

Sukemerinden su Skopska Tsırna Gora (Üsküp Kara dağı) eteklerindeki kaynaklardan ilave ediliyordu

Üsküp’ün iki kilometre kuzeyinde bulunuyor. Taş ve tuğladan inşa edilmiştir ve büyük direğe yaslanan 55 kemeri vardır. Skupi ile bağlanmasına  rağmen Kurşunlu hanın inşşatına benzerliği nedeniyle XV y.y. inşa edildiği düşünülmektedir. Üsküp bu dönemde yeni İslam yapılarıyla genişlemeye başlamış ve bu yapılar ve onların fonksiyonu için büyük miktarda suya ihtiyaç varmış. Su miktarı süregenliymiş ve yıl boyunca garantili su akımı varmış.

 

 

 

Katlanovo Kaplıcası

Keyif kaynağı

Çağdaş kaplıca Merkezine Büyümesi

Hafta Sonu tatil yeri katlanova kaplıcası

Katlanovo Kaplıcası Üsküp’ün yaklaşık 25 km uzaklığında, Katlanovo yakınlığında, Pçinya nehrinin sağ kıyısında, deniz seviyesi 230 metre yükseklikte bulunuyor. Birçok kaynağı var. Baş kaynağının su yoğunluğu 15l/saniyededir. Su sıcaklığı yaklaşık 50°C’dir. Kimyasal içeriğine göre, sular alkali, toprak alkali ve kükürtlü ve hipertermaldir. Karaciğer- safra sisteminin tedavisine iyi gelir ayrıca metabolizmanın solunum sistemi,  mide bağırsak bölgesi, kalp kan hastalıkları ve benzer hastalıkların tedavisinde iyi gelir. Kaplıca tesisleri türistik-lokanta ve sağlık yapılarıyla donatılmıştır ve karma türizim özelliklerini taşır: tedavi, dinlenme, spor,balık avlaması, avcılık.

 

Marko’nun manastırı

St. Dimitriy, Suşitsa köyü (XIV y.y.)

Asırlar boyu manevi sükut ve barış

Üsküp’e  yaklaşık 20 km, Marko Nehri yakınlığında Suşitsa köyünde, kurucuları Kral Volkaşin ve oğlu Marko  adıyla adlandırılmıştır. Manastır kilisesinin(1345) inşatına bağlı bilgiler  ve kilise kurucuları hakkında veriler Kilise güney girişinde ki tabelada yazılmıştır. Kilise yazılı haç şeklindedir ve taş ve  tuğladan inşa edilmiştir.

Freskler XIV y.y. aittir. Freskler, Hz. Meyrem ana akathisti, Hz. İsanın mucizeleri, büyük dini bayramlar ve birçok asılzade, melek, peygamber, münzevi ve savaşçı illüstrasyonlarıyla zengindir. Bu manastırın en ünlü freski rahilanın matemidir, burada Vitleem’de çocukların öldürülmesiyle  yaşanan ağıtr insan dramı sergilenmiştir.

Manastırın büyük  kilise ve kültür-tarihi zenginliği var: ikonlar, elyazmaları ve kitaplar, kilise eşyası ve kutsal emanetler bulunuyor. Burada yoğun bir şekilde keşiş hayatı  ve eğitim çalışmaları sürdürülüyormuş. XIX y.y. Manastırın başrahibi Makedon öncüsü ve edebiyatçısı Kiril Peyçinoviç’ti, O manastırda okul açmış ve burada Ayna adlı ünlü kitabını yazmıştır.

Marko manastırında dolu dolu geçen bir gün – manastır külliyesini kiliseden madda yenilenen eski konak, yeni  konaklar, eski manastır yemekhanesi, çan kulesi, su değirmeni ve diğer yapılar oluşturuyor.

 

 

Üsküp konaklama listesini görmek için buraya tıklayınız

Üsküp Turistik Rehberler listesini görmek için buraya tıklayınız

Üsküp Seyahat Acentaları bir listesini görmek için buraya tıklayın

Üsküp hakkında turları listesini görmek için buraya tıklayın

Promote your Service

Accomodation

Add up to 3 images.

Validation code:
Enter the code above here :

Can't read the image? click here to refresh.